
Kilisenin kuzeybatıda eski Ipekböcegi çiftliÄŸi avlusundan çekilmiÅŸ 1924 yılma ait resmi    Â
Aya Nikola Manastırı (Kilisesi) kasabanın 1 km. güneÂyinde, üzüm baÄŸlarının ve bahçelerinin arasında yeÅŸil bir alanda MustafapaÅŸa’nm (Sinasos) merkezine yürüyerek on dakika mesafede bulunmaktadır. Manastıra, kasaba merkezinden güneye doÄŸru kıvrılarak ilerleyen Dere Sokak’tan geçilerek ulaşılmaktadır. Yolun Manastıra ulaÂÅŸan ve toprak olarak devam eden 200 metrelik kısmının baÅŸlangıcında batı tarafında ise küçük bir giriÅŸ kapısı ile algılanabilen kayaya oyulmuÅŸ Aziz Stefanos kilisesi bulunmaktadır
Manastır, kasabanın güneybatısında bulunan Aliya (Aliye) Tepesinin eteklerine yakın nispeten düzlük, bahçelik ve verimli bir kırsal arazinin baÅŸlangıcında bulunmaktadır. Arazide deÄŸiÅŸik ÅŸekillerde kaya oluÅŸumları ve bunların içine oyulmuÅŸ barınaklar, su yolları ve kanalları, kilise ve ÅŸapeller vardır. Çevredeki en cüsseli mantar formundaki monolitik kayanın ortasına, manastırın kilisesi övülmüşÂtür. Dere Sokaktan gelerek manastır önüne ulaÅŸan yol burada güney ve batı yönlerine doÄŸru ikiye ayrılmaktadır. Batıya dönen yol kısa bir yokuÅŸtan sonra kilisenin avlu giriÅŸ kapısı önüne çıkmakta, ilerde Sinassos kilisesi ve Aliya Tepesi eteklerine ulaÅŸmaktadır. Yapının kuzeybatısında eski ipek böceÄŸi üretim çiftliÄŸi binasının bulunduÄŸu yüksekçe bir plato vardır. Kilise ve avlusunun güney batısında, kilisenin ana kayasından yüksek fakat daha küçük hacimli, kilisenin mutfağı olarak kullanıldığı söylenen deÄŸiÅŸik kotlarda odaların oyulduÄŸu bir peribacası bulunmaktadır. Güneyde manastıra yaklaÂşık 60 m. mesafede yaygın bir peribacası-kaya kütlesi içine oyulmuÅŸ küçük bir kilise (ÅŸapel-kapella) (Aziz Yuannis Feologos Mukaddes Yahya Kilisesi) bulunmaktadır.
Manastır kompleksine, kuzey duvarında yer alan, iç içe iki yuvarlak kemerli, bezemeli bir kapı ile bahçeden giriÂlir. Yuvarlak kapı kemerinin alnında Yunan harfleri ile ” O AYİOS NİKOLAOS ” ( Aziz Nikolas, St. Nicholas,
Aya Nikola…) adı oyulmak suretiyle yazılmıştır.
Manastırın yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikÂte, yapının 19.yy.ın ikinci çeyreÄŸinde yapılmış olduÄŸunu söyleyebiliriz. Yapı üzerinde yapım tarihini belgeleyen herhangi bir yazıta rastlanmamışsa da kilisenin iç nar-teksinin duvarlarındaki isim ve tarih içeren oyma ve kalemisi yazılarda en eski 1855 tarihine rastlanmıştır. 1870-77 yıllan arasında bir onarım geçirdiÄŸi bilinen manastırın 1855 yılının çok daha öncesinde inÅŸa edildiÄŸi düşünülebilir.
Genel olarak manastır yapısı; doğuda içine kilisenin oyulduğu monolitik-büyük peribacası-kaya kütlesi ile batıdaki avlu-bahçe ve içinde bulunan mekanlardan oluşmaktadır.
İki ayrı seviyeden oluÅŸan avlunun basamaklarla inildiÄŸi anlaşılan alt kotunda giriÅŸin karşısında, üst katı yıkılmış, giriÅŸleri kısmen gömülü durumda, yan yana iki avlu odası vardır. Odaların birbirinin aynısı olan kemerli niÅŸ içindeki bezemeli giriÅŸleri ve sivri kemerli tonoz örtüleri vardır. Avlu üst kotunda yer alan bahçenin mezarlık olaÂrak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Mezar taÅŸlarının dağınık yapısından, bir kısmının kırılmasından ve açılmış çukurÂlardan mezarların tahrip edildiÄŸi ve yaÄŸmalandığı anlaÂşılmaktadır. Avludaki iki kotu ayıran set duvarını saran sarmaşıklara eski Rum geleneklerinin devamı olarak bugün de yerli halk tarafından bezler, çaputlar baÄŸlandığı gözlenmektedir.
Avlunun doÄŸusunda peribacasma oyulmuÅŸ kilise kısmı ve giriÅŸi bulunmaktadır. Kilisenin doÄŸu ve batı yönünde uzanan ve Aziz Nikolas, Aziz Savvas, Azize Barbara ve Aziz Minas’a ithaf edilmiÅŸ dört kanadı vardır. Güneyde bulunan fresklerle süslenmiÅŸ, oyma kubbeli ÅŸapel kanadıÂnın Meryem Anaya ithaf edildiÄŸi, Azize Barbara’mn ise aynı çevrede bulunan Sinasos kilisesinin adı olup yanlışÂlıkla buraya atfedildiÄŸi de ileri sürülmektedir.
Kilisenin, peribacasmm batısında bulunan ve eski fotoÄŸÂraflarda detaylı bir ÅŸekilde görünen tamamen yıkılmış dış narteks kısmının peribacasma bitiÅŸtiÄŸi yan oyma yan kagir duvar üzerinde iki ayrı giriÅŸ bulunmaktadır. Bu iki giriÅŸten biri yıkılan kaya tavan molozları ile kaplanmış ve gömülmüş durumda, diÄŸer giriÅŸ ise orta nef (kanat) üzeÂrindedir. Orta nefin giriÅŸ bölümü iki yönde tavan korniÅŸi oyulmuÅŸ düz bir tavanla, devamı ise apsis kısmına dek devam eden kayaya oyma kemer tonozla örtülüdür.
Yıkılan kaya oyma tavanların gerisinde bulunan güney neii kareye yakın biçimli bir naos** kısmı ile oyma bir duvarla ve kot farkıyla naostan ayrılan iki bölümden oluÂÅŸur. Bu geniÅŸ naos mekanının kaya tavanında onarılması gerekli birçok çatlak ve yarıklar bulunmaktadır.
Kilisenin güneyde dördüncü kanadını oluÅŸturan küçük kilise (ÅŸapel); mekan düzeni, oyma niÅŸleri, süslemeleÂri, haç ÅŸekli oluÅŸturan dört kemer tonozun ortasında yükselen sekizgen kasnaklı Hz. İsa ve Meryem Ananın resmedildiÄŸi oyma kubbesi gibi yapım özellikleri ile diÄŸer kısımlardan ayrılmaktadır. Åžapelin batıda bulunan küçük iç narteksinin oyma tavanı ve kubbesinde Hz. İsa ve Oniki Havarinin resmedildiÄŸi freskler bulunmaktadır. Bu freskler üzerlerine kazınmış yazılar ve olumsuz ÅŸartlar sonucu oluÅŸan kirlerle kısmen tahrip olmuÅŸ durumdadır.
Yapının 1924 yılında (mübadele günlerinin hemen önceÂsinde) kayda alınmış avlu içinden çekilmiÅŸ eski resimleÂrinden bugün mevcut olmayan dış narteks kısmı, çatıya ulaÅŸan taÅŸ merdiven basamakları, çan kulesi ve avludaki mevcut odaların üzerinde bulunan odaların varlığı anlaÂşılmaktadır. Kilise iç mekanları çok düzgün bir yonu işçiliÄŸi ile yapılmıştır ve günümüze kadar bu özelliÄŸini koruyarak gelmiÅŸtir. Yer yer küçük, bütünleme amaçlı kagir duvar parçaları ve batı cephesi duvarları dışında tüm iç mekanÂların tavan duvar ve bezeme detayları kayaya oyularak yapılmıştır. Özellikle güney nefın naosunun apsise bakan oyma duvarı üzerinde, içlerinde fresk bezemeli alçı panoların yer aldığı anlaşılan oyma niÅŸler bulunmaktaÂdır. Peribacası yapının bugün mevcut olmayan, avlunun doÄŸusundaki dış narteks kısmı ile avluda bulunan odalarÂda ise geleneksel taÅŸ kagir yapım teknikleri kullanılmıştır. Yapıda kaya oyma tekniÄŸi dışında kagir yapı malzemeÂsi olarak; litik ve bazaltik tüf yapıtaÅŸları kullanılmıştır. Yapının iç mekan dekorasyonunda, kapı-pencere doÄŸÂramalarında ve bazı iç mekan ayırımlarında ahÅŸap yapı malzemesinin; aynı döneme ait birçok Ortodoks-Rum kilisesinde rastlandığı gibi, yoÄŸun bir biçimde kullanıldığı açık bir ÅŸekilde anlaşılmaktadır. Fakat bu malzemelerden, doÄŸal tahribatlar ve özellikle de yaÄŸmalamalar sonucu günümüze ulaÅŸmış bir örnek kalmamıştır.

kilisenin 20. yy. başlarına ait bir resmi