Uygulamalarda kullanılan Hidrolik Kireç harcı yapılırken de harçta kullanılacak malzemelerin dozajına dikkat edilmiÅŸtir. Harç hazırlanırken 1 ölçü Hidrolik kireç ile, harç uygulanacak yüzeyin özelliÄŸine göre seçilecek suya dayanıklı tüf kaya tozu, yöreden elde edilen kum veya ponza tozunun deÄŸi­şik kombinasyonlarıyla oluÅŸturulacak karışımdan üç ölçü kullanılmasına dikkat edilmiÅŸtir.Yapısal saÄŸlamlaÅŸtırma çalışmaları esnasında dikkat edi­len en önemli nokta, çalışmalar sırasında 1964 yılında Venedik’te toplanan kongrede alınan “Anıtların ve Sitlerin Muhafaza ve Restorasyonu” konulu konferansta alman kararlarla ilan edilen restorasyon ilke­lerine uygun yürütülmesi ve yüzyıllar öncesinden günü­müze kadar gelen Kültür ve Tabiat Varlıklarının özüne müdahale etmemektir.Bu çalışmalarla Barbara ve Elmalı Kilisenin içinde bulunduÄŸu peribacasmın üst yapısında saÄŸlamlaÅŸtırma çalışması tamamlanarak peribacasmın kaya cidarı yakla­şık 25 cm. daha kalınlaÅŸtırılarak 40-50cm dolayına çıka­rılmıştır. Bütün bu çalışmalar yapılırken aynı zamanda kaya yüzeyinde yer alan ve özellikle Elmalı Kilisenin su alarak duvar resimlerinin bozulmasına yol açan doÄŸal kaya çatlakları da kapatılarak, kilisenin su alması önlen­miÅŸtir.

Elmalı Kilisenin üst yapısı saÄŸlamlaÅŸtırıldıktan sonra batısında yer alan vadi yamaçlarının aşınması sonucu, peribacasmın göçme tehlikesi arz eden bu bölümüne ihata duvarı örülerek hem peribacasmın saÄŸlamlaÅŸtırıl-masına çalışılmış, hem de kilisenin orijinal kapısından giriÅŸ saÄŸlanmıştır. Ayrıca ihata duvan üzerinde yapılan merdivenle de Barbara Kiliseye vadi tarafından geçiÅŸ imkanı saÄŸlanmıştır.Barbara ve Elmalı Kilise’de yapılan uygulamaların bir benzeri de St. Basil ve St. Catherine Åžapellerinde yapıl­dı. St. Basil Kilisesi üzerindeki kaya kütlesindeki incelme de Barbara ve Elmalı Kilise örneÄŸinde olduÄŸu gibi taÅŸ kaplanarak üzeri hidrolik kireç harcı ile sıvanmıştır. Aynı uygulama St. Catherine Åžapelinde de tekrarlanmıştır.

Göreme’nin, 1985 yılında Dünya Kültür Mirasına

kabulünden sonra kurtarma kampanyaları baÅŸlatılan, ancak yıllar geçmesine karşın kurtarma yöntemleri belir­lenemeyen El Nazar Kilisesi’nde ilk kurtarma çalışma­larına, 1991 yılında kilisenin kriptasmm sarnıç olarak kullanılmasından dolayı nemlenerek aşınıp direncini kaybeden bölümlerinin taÅŸ duvarla kapatılması ile baş­lanmıştır. 1993 yılında Kültür Bakanlığınca gideri ören yeri gelirlerinden karşılanan çelik örtü ile üstü kapatı­larak doÄŸanın yapacağı tahribatların önüne geçilmeye çalışılmıştır. İstanbul Teknik Üniversitesince 1993 yılında yapılan teknik çalışma ile de kurtarma yöntemleri tespit edilmeye çalışılarak, Bakanlığımızca bölgede uygulanan yönteme yakın bir teknikle kurtarılabileceÄŸi bir raporla Kültür Bakanlığına iletilmiÅŸtir. Bu rapor da göz önüne alınarak, iÅŸin tekniÄŸine uygun bir biçimde yapılabilme­si için, 1997 yılında kilisenin restorasyon iÅŸi, Arkeolog Restoratör T. Rıdvan İŞLER’e ihale edilerek yapımı­na baÅŸlanılmıştır. Bir yıl süren çalışmalar sonucunda kilisenin yapısal koruma ve duvar resmi restorasyonu yapılarak koruma altına alınmıştır. 2000 yılında kilisenin restorasyonu tamamlanarak ziyarete açılmıştır.

El Nazar Kilisesindeki Restorasyon uygulaması, örnek restorasyon projesi olarak Almanya’nın Frankfurt Åžehrinde düzenlenen EXPO 2000 Fuarında, “Kültürel Mirasın Korunması, Akdeniz Ülkelerinden 20 Örnek” adı altında sergilenmiÅŸtir.

 gulsehir1.jpg

 Gülşehir St. Jean Kilisesi