Nevşehir yöresi Anadolu’nun birçok bölgesinde olduğu gibi, Selçuklu döneminde de yoğun bir yapılaşma ve imar faaliyetine sahne olmuştur. Bu eserlerin günümüze ulaşan önemli bir kısmı Anadolu topraklarının Türkleşmesi sürecinin yaşayan tanıkları durumundadır.
Anadolu Selçuklu ve Beylikler döneminde bölgenin Kayseri, Aksaray, Niğde ve Kırşehir gibi önemli merkezlerinden olan Ürgüp’te önemli mimari eserler ortaya çıkmıştır. Biri Selçuklu diğeri Beylikler dönemine ait iki Ulu Cami, Kılıçaslan ve Altıkapılı Türbeleri, Karamanoğlu Camii ile Taşkmpaşa’daki cami, medrese ve türbeler bu mimari eserlerden başlıcala-rıdır. Gülşehir’in Tuzköy (Taş Camii), Ovaören ve Kızılkaya (Karahani Hatun Camii) Köylerindeki camiler, Avanos Alaaddin Camii, Nar kasabasındaki İsaoğlu, Bayana, Ahmet Bey ve Bilaloğlu Mescitleri, Hacıbektaş-ı Veli türbesi, Nevşehir ve Karaburna kaleleri yine Selçuklu ve Beylikler Dönemine ait başlıca mimari eserlerdendir.
Hem Selçuklu ve Beylikler, hem de Osmanlı döneminde, Konya-Aksaray-Kayseri-Sivas arasında uzanan ticaret yolları -ki eski ipek yolunun bir parçasıdır-üzerinde yer alan Nevşehir bölgesinde de önemli sayıda han ve kervansaraylar yaptırılmıştır. Nevşehir Aksaray arasındaki Ağzıkarahan, Öresin Han, Alay Han, Til köyündeki Dolay Han, Doğala köyündeki Han ve Avanos’taki Sarıhan; Anadolu Selçuklu dönemine ait, Nevşehir’deki Beylik Hanı, Hacıbektaş Hanı, Ürgüp’te bulunduğu bilinen ve bugün izleri kalmamış olan birçok han ise Osmanlı dönemine ait mimari eserlerdir.
Osmanlı Dönemi eserlerinin önemli bir kısmını bölgeden yetişmiş devlet adamları ve paşaların yörelerine yaptırdıkları eserler oluşturur.
Nevşehir de Damat İbrahim Paşanın yaptırdığı 1715 tarihli Kara Camii, 1726 tarihli Cami (Kurşunlu Cami), Medrese, İmaret, Sıbyan Mektebi, Kütüphane ve Hamamdan oluşan Külliye, 1726 tarihli Beylik Hanı ve çok sayıda çeşme ile takip eden yıllarda yapılan Kaya Camii, Aşağı ve Orta Bekdik Camileri, Tahta Camii, Herikli (Hacı Nasuh Ağa) Camii gibi yapılarla, Rum cemaati tarafından yaptırılan birisi bugün yıkılmış olan iki büyük kilise (diğeri Meryem Ana Kilisesi) ve Rum (Gavur) Hamamı, Osmanlı dönemine ait olup şehre yeni bir kimlik kazandırmış olan önemli yapılardır. Bu yapılardan Damat İbrahim Paşa külliyesi, gerek yapı çeşitliliği gerekse klasik dönem Osmanlı mimarlığının son örneklerinden birisi olması sebebiyle mimarlık tarihi bakımından! önemli bir yere sahiptir.
Gülşehir’deki Karavezir külliyesi 1778-79 yıllarında Seyit Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Külliye; Cami, Medrese, Hamam ve Çeşmeden oluşmaktadır. Lale Devrinin hemen sonrasında yapılmış (H.1147) Aşçıbaşı Süleyman Ağa camii ve sayıları sekizi bulan tarihi çeşmelerle, Karavezir Külliyesi Gülşehir’deki Osmanlı mimari eserleridir.
